BİZ KİMİZ?

GAYA, 2004 yılının Ağustos ayında Ankara'da kurulmuş olan bir araştırma enstitüsüdür. GAYA'nın ana hedefi, Türkiye'de ve dünyada, ekonomik, sosyal ve çevresel problemlere çözüm getirerek sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmak ve insan refahını artırmaktır. Bu hedef doğrultusunda GAYA, öncelikli olarak ekonomik, sosyal ve çevresel problemleri belirleyerek bu problemlerin nedenlerini araştırmayı amaç edinmiştir. Uzman ve akademisyenlerden oluşan geniş ve tecrübeli kadrosuyla GAYA, yerel ve küresel gündemi yakından takip ederek, gerek Türkiye'deki gerekse dünyadaki problemlere dikkat çekmeyi amaçlar. GAYA'nın diğer bir hedefi ise, bu problemlere çözüm getirebilmek için projeler üreterek bu projeleri hayata geçirmektir. Böylece GAYA, gerçekleştirdiği projelerle nihai hedefi olan, başta Türkiye olmak üzere bölgemizde ve dünyada insan refahına, gelişimine ve sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

GAYA, başta Türkiye olmak üzere bölgemizde ve dünyada insanın refahına, gelişimine ve kalkınmaya ilişkin hemen tüm alanlarda aynı ilkeleri paylaşan yerli ve yabancı kişi ve kuruluşlarla ortak proje, araştırma ve eğitim faaliyetleri yürütmektedir. Yerli ve uluslararası konsorsiyumlarla gerçekleştirilen projeler, GAYA'nın proje hazırlama ve yürütme konusundaki kapasitesini geliştirerek uluslararası bir ağ oluşturmasını sağlamıştır.

"Kar Amacı Gütmeyen Kuruluş" statüsünde kurulan GAYA (İngilizce NPO = Non Profit Organization), çalışmalarından elde ettiği birikimi kar olarak kurucularına/ ortaklarına dağıtmayan, bilakis kuruluş ilke ve felsefesi doğrultusundaki çalışma, proje ve girişimlerin desteklenmesinde kullanan bir kurumdur. Kuruluşundaki Yönetim Kurulu'nun bir numaralı kararı olan "karın ortaklara dağıtılmayacağı" yönündeki taahhütünü, kuruluşundan bugüne her sene Yeminli Mali Müşavir incelemeleri ve raporları ile belgeleyerek kanıtlamaktadır.

GAYA, ekonomik, sosyal araştırmalar, projeler ve çalışmalar sonucunda elde edilecek "kar"ın, kasasına giren para değil, içinde yaşadığı topluma ve dünyaya geri döndürülen bilgi, emek ve bunları hayata geçirmek için gerekli mali ve insani sermaye olduğuna inanmaktadır. Bu nedenle "kar" ya da "kazanç" olarak adlandırılan artı değerin, alıkonulma yoluyla değil, paylaşımı yolu ile yaratılarak çoğaltan etkisinin faydasına odaklanmıştır.

İSMİMİZ NEREDEN GELİYOR?

GAYA, "Yeryüzünün Ruhu" veya "Doğa Ana" anlamına gelmektedir. Gaya (orjinal yazılışı ile GAIA) Mitolojiden gelen bir isimdir. Hesiodos'a göre Gaia her şeyin yaratıcısı, her şeyin kendisinden meydana geldiği "toprak ana"dır; tüm tanrıların ve titanların annesidir. Khaos'tan sonra ortaya çıkan Gaia ilk önce gökyüzü Uranos'u, daha sonra Pontos'u kendisinden çıkarır, yani bir başka tabirle doğurur. Daha sonra Uranos'tan Titanları doğurur. Ancak Uranos, kendi çocukları olan titanları doğar doğmaz Gaia'nın bağrına gömer. Artık bu ağırlığı taşıyamayan Gaia, Uranos'tan olan oğlu Kronos'un yardımıyla Uranos'u öldürür ve çocuklarını özgürlüğüne kavuşturur. Daha sonra Kronos da kendi oğlu Zeus tarafından öldürülerek aynı kaderi paylaşır.

GAIA aynı zamanda, 1960'larda Nasa icin çalışan James Lovelock tarafindan, Lynn Margulis'in de yardımıyla geliştirilen bir hipotezdir. Lovelock'un 1979'da yazdığı " Gaia: a new look at life on earth" adlı kitapta, bu hipotezden ilk defa bahsederek, dünyanın aslında canlı bir organizma gibi olduğunu iddia etmiştir. Dünyadaki yaşamın adı Gaia'dır ve buna göre karalar Gaia'nın kemikleri, okyanuslar, denizler ve ırmaklar onun dolaşım sistemi, atmosfer onun solunum sistemi, üzerinde yaşayan canlılar da onun sinir sistemidir.

Kaynağını mitolojiden alan GAYA, Lovelock tarafından bir felsefe haline getirilmiş ve bu felsefe pek çok düşünür yazar ve aktiviste esin kaynağı olmuştur. Isaac Asimov, imparatorluk serisinde, içindeki canlı ve cansız tüm varlıkların ortak bir bilinci paylaştığı ve herkesin kendisinden bahsederken "ben, biz, gaia" diye bahsettiği gezegen olarak tanımlar GAIA'yı.